Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 Irmak denince sâdece Nil Nehri hatıra gelmiyor. Bunun yanında Dicle, Fırat, Seyhun, Ceyhun, Tuna nehirleri de hatıra geliyor. Arafat dağı denince Sevr, Nur, Uhud, Zeytun, Cudi, Sina, Tur dağları da hatırlanıyor. Gül çiçek denince, amber çiçeği, gelin çiçeği, lavanta çiçeği, hatmi çiçeği, sev- gi çiçeği, menekşe, lâle, zambak, nergis, papatya, safran, sardunya, bostan gül, gonca gül, sarmaşık gül, yediveren gül, kanarya gül, sarmaşık gül biliniyor. Hacı Hasan Efendi denince, Sıddîk-ı Âzam’dan beri gelen Sâdât-ı Kirâm vs. velîler de gönle düşüyor. Her yönleriyle güzel olmakla birlikte, temâyüz ettiği, seçildiği yönle kalbin salâhında Mahmud Sâmî Ramazanoğlu yâd edilir. İnanç noktasında Said Nursî hatırlanır. Kur’ân-ı Kerîm eğitiminde Süleyman Tunahan bilinir. “Her an bir işte” olan Rabbimiz (cc) irşâd için mezun buyurduğu sâlih kullara, ayrı ayrı tecellîde bulunur. Birinde görülen güzel- lik, bir başkasında ayrı neşede devâm eder. Adanalı Hasan Efendi konuşmaz ama, sükûtu ile kâbiliyetli olan dervişin letâifleri çalışır. Hacı Hasan Efendi’nin sohbetleriyle de, insan ibâdet ve zikre alışır. Sâmî Ramazanoğlu(ks) üstâzımızın Hacı Hasan Efendi (ks)

