Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
96 / Hazret-i Yûsuf medi ki hasetçiler işi daha fazla karıştırmasınlar. Dü şünmek gerekir ki, bir kimse on iki sene zindanda hak sız yere hapsedilsin de melik onun hıyânetten müberrâ olduğunu anladıktan sonra çıkarılmasını emredince be raatı iyice kesinleşinceye kadar sabır edip çıkmakta acele göstermesin! Bu onun bütün töhmetlerden berî, ona yapılan bütün isnatların yalan ve bühtan olduğunu ispata kâfidir. Bu cihetle müslüman, üzerinden töhmeti atmak ve töhmet mahallinde bulunmaktan sakınmakta bütün titiz liğini ve dikkatini göstermelidir. Hadîs-i şerifte: j4£l jîly ¿^i ^ ^^Ij ^ ^ ¿/Ji ^ ¿r4 "Allah'a, âhiret gününe îmân eden kimse sakın töh met mahallerinde bulunmasın!" Bu sebeple Rasûlullah, itikâfta iken yanında bazı zevcelerinin gelip gittiğini görenlerin zannını düzeltmek ve töhmeti def etmek için: "Yanımdaki filan zevcenidir.” derdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- melik Yûsuf’u ça ğırıp zindandan çıkarmak emrini verdiğinde Yûsuf’un çıkmakta acele etmeyip sabır ve metânetini, son âna kadar göstermesini tahsin buyurmuşlardır: "Yûsuf'un keremine ve sabrına taaccüp ederim ki ne güzel etmiş! Kendine yedi semiz ve yedi zayıf inek sorulduğu ânında iken de Allah onu mağfiret etsin. Ben

