Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Yûsuf ve Züleyhâ / 57 ona nefsini teklîf etti. Yûsuf da ondan bahçeye kaçtı. Yûsuf onu terk edince onun rengi değişir, benzi sararır dı. Câriyelerinden birisi Züleyhâ’ya Yûsuf için husûsî bir ev hazırlayıp, onu olabildiği kadar kıymetli ziynetlerle tezyîn etmesini ve Yûsuf ile halvet etmesini işaret etti. Tezyîn işine memur ettiği sanatkâr işini bitirince Zü- leyhâ, Azîz'i dâvet etti. Azîz odayı görünce, görülmemiş bir şekilde tezyîn edilmiş olmasına gâyet taaccüp etti, Züleyhâ’ya dedi ki: - Bu odaya “Sürür Evi" adını koy. Azîz çıkıp gidince Züleyhâ Yûsuf’u dâvet etti. Onu istemediği halde bir çok ziynetle tezyîn ettiler. Züleyhâ da ziynetleri üzerine bir kat daha ziynettendi. Beyaz ve güzel idi. ¡ki gözü arsında parlayan bir beni vardı. Saç larını dört bölük taramış, ayrıca inci ve yakutla da süs lemişti. Gerdanlıkları da boynundan sadrına sarkıyordu. Yûsuf’u aldatıp birinci odaya getirdi. Kapıyı sımsıkı kapattı. Olanca hîlelerini kullanarak onu nefsine dâvet etti. Yûsuf iltifat etmeyince bitişiğindeki ikinci odaya gir di. Yine kapıyı sımsıkı kapadı. Yûsuf yine iltifat etmedi. Onu bütün kuvvetiyle üzerinden def’eyledi. Yedinci oda ya varıncaya kadar bu devam etti. Yûsuf yine iltifat et meyip onun dediğini yapmadı. Âyet-i kerîmede bunun için cemî sîğasıyla: “kapıları sımsıkı kapattı” duyurul muştur. İbn-i Abbas -radıyallahu anhümâ- rüyâsında Yûsuf -aleyhisselâm-’ın tebessüm ettiği vakit dudaklarından

