Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
56 / Hazret-i Yûsuf ---------------------------------------------------------------- gencin fitnesine kapıldı. Hâli değişti. Fakat uzun bir za man hâlini başkalarından gizli tuttu. Bir müddet sonra, evinde hizmet eden köle ve câ- riyeler onda bir iş olduğunu hissettiler. Bazısı nazar değmesi, bazıları sihre tutulmuş olmak, bazıları cinlerin ilişmesi, bazıları da aşk hâlidir, dediler. Uzun araştırma lardan sonra onun âşık olduğunu anladılar fakat kime âşık olduğunu öğrenemediler. Komşu memleketlerin melikleri onu istedilerse de Züleyhâ Mısır Azîz’inden başka hepsini reddetti. Baba sı da onu techîz edip sayısız köle ve câriye ve emval ile ve muhâfızlarla Mısır'a gönderdi. Azîz de onu kendi şâ- nınca bir çok ziynetiyle karşıladı. Fakat Züleyhâ Mısır Azîz'ini görünce, rüyâsında gördüğü gencin o olmadığını anlayıp ağlamaya başla dı. Hasret ve firkatiyle döğünmeye başladı. Hâtiften bir ses işitti ki: “Mahzun olma ya Züleyhâ! Maksûdun bu nun vâsıtasıyla hâsıl olacaktır!” “Züleyhâ hâtiften bu müjdeyi işitince sevincinden secde-i şükrâne baş koydu.”31 Rivâyete göre Yûsuf -aleyhisselâm- Züleyhâ’nın köşkünün bahçesinde ibâdetine devam ederdi. Gününü üçe taksim etmişti: Üçte birini namaz ile, üçte birini ağ lamakla, üçte birini de teşbih ve zikrullah ile geçirirdi. Yûsuf erkekliğin kemâline, bulûğa erişince Züleyhâ 31. Rûhu'l-Beyân 2/154

