Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
------------------ :----------------------------- Yûsuf'un Kuyuya Atılması / 33 lara vasiyetini ne çabuk unuttular! Yaptıklarını bir gör sen ki oğluna yapılan bir köle evlâdına yapılmaz, dedi. . Rivâyete göre Robil, Yûsuf’u kaldırıp yere çarptı. Yû suf'un göğsüne hızlıca oturarak onu öldürmeye teşeb büs etti. Kardeşi Levi de boynunu kırmak istedi. Yûsuf, kardeşlerinin en merhametlisi.olan Yehûda'ya bağırdı: - Ey Yehûda! Allah’tan kork da beni Öldürmek iste yene mânî ol, dedi. Yehûda merhamete gelip: - Onu öldürmeyiniz! Öldürmemek üzere bana söz vermediniz miydi? - Evet, dediler. Bunun üzerine Yehûda: - Öldürmekten daha hayırlısını size söyleyeyim mi? Onu kuyuya atın. - Pekiyi, dediler ve “elbirlik onu kuyuya atmak üzere sözleştiler”. Bu kuyu Ürdün civârında olup Yâkub -aleyhisse- lâm-’ın menziline üç fersah mesafede idi-14 14. Bir fersah 5.762 km.'dlr. Bu kuyuyu Şeddad Ürdün’ün îmân sırasında kaz- dırmıştı. Kuyunun ağzı dar, dibi genişti. Nihâyet kuyunun başına geldiler. Yûsuf kardeşleri nin elbiselerine yapışıp sarılıyor, fakat itilip kakılıyordu. Kuyunun yarısına kadar Yûsuf’u sarkıttılar. Birde bir ye re tutunmasın diye ellerini bağladılar, gömleğini soydu lar. Ki yalancı bir kan bulaştırıp babalarına göstersinler.

