Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hazîne Nâzın Oluşu / 105 temenin, emâret ve kadılık istemek gibi mekruh olduğu nu söylemişlerdir. Rivâyet olunduğuna göre bir cemaat gelip Rasûlul- lah'tan valilik istediler. Rasûlullah da: - Bu iş onundur ki, bu senin denilir. “Bunu bana ver!" diyenin değildir, vermeyiz, buyurdu. Fakat Allah, velâyete lâyık olduğu halde istemeyen ve matlup olarak, vazîfe başına getirilen kimseye yar dım eder. Kendi nefsi için onu isteyeni de perişan eder. Çünkü bu işler çok ağır işlerdir. İnsan, raîyesinin huku kuna riâyette çok hatâlar işleyebilir. Bir kimse kazâ ve emâret gibi makamlara tâyin olunduğu vakit lâyıksa ka bul etmesi lâzımdır, farz-ı kifâyedir, ihmâli câiz değildir. Yûsuf -aleyhisselâm- da bu şartları yüksek derece de taşıdığı için ıslâh-ı âlem maksadıyla durumun böyle iktizâ ettirmesi sebebiyle mâliye nezâretini üzerine al ması lâzımdır. Âyet-i kerîme ayrıca Allah’ın emrini hâkim kılıp bâ tılı def etmenin ve Hakk’ın bütün kudretiyle ve temkiniy le zuhûru için başka bir çâre kalmadığı vakit idareyi kâ firin ve zâlim sultanın elinden almanın vücûbuna delâ let eder.58 Melik Katfir, Yûsuf'u hazîneler işine (maliye nezâ retine) tâyin ettiği müteâkip gecelerden birinde öldü. Hi kâye olunur ki: 58. Rûhu'l-Beyân 2/ 182

