Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
"W 104 / Hazret-i Yûsuf -------------------------------------------------------------- vâkıf ve hâkim olur. Çünkü kalb, rûhâniyet ve cismâni- yet iklimlerindeki âzâsının salâhı için yaratılmıştır. Ha- dîs-i şerîfte beyân olunduğu veçhile: “Âdemoğlunun cesedinde bir et parçası vardır ki, o sâlih olursa cesedin diğer tarafları da sâlih olur, o fâsit olursa cesedin diğer tarafları da fasit olur. Agâh olunuz ki o et parçası, kalbdir." Bunun için kalbi ıslah ve kötülüklerden tasfiye ve nefsi tezkiye her müslümana vâciptir. İkincisi: Allah teâlâ Yûsuf’u zindandan kurtarmak murâd ettiğinde, Melîk’İn gönlüne düşürüp onu güzellik’ le küfür ve cehalet zindanından kurtardı ve onu sâlimen kendine kulluk makâmına yüceltti, Yûzuf’da dünyayı ve ziynetlerini terk etti, âhireti ve derecelerini talep etti. Mücâhid demiştir ki: Melik, Yûsuf’un huzûrunda müslüman oldu. Berâberindeki bir çok insan da müslü man oldular. Çünkü Yûsuf içinde bulunduğu kavme ne- bî olarak gönderilmişti. Bilmelidir ki lütf u kerem saâdet-i ezeliye âsârın- dandır, bir kâfirden bile sâdır olsa mü'min onu bu ânın da îmân ve tevhide dâvet etmekten gaflet etmezse fe- lâha ve necâta ereceği umulur.57 Âyet, adâleti ve şeriat ahkâmını ikâme etmeye muktedir bir kimsenin velâyet talebinde bulunmasının cevazına delâlet eder. Âlimler, müslümanların kendi aralarında vekâlet is- 57. Rûhu’l-Beyân 2 /181

