Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Berâ Bin Âzib Hadisi / 63 Buhârî’nin bu Hudeybiye hadisinin sonunda Zebî- dî’nin Tecride almadığı bir rivâyeti daha vardır ki Haz- ret-i Âİşe -radıyallahu anhâ-’dan gelen bir rivâyette müs- lüman kadınlardan hicret edip gelenleri Resûl-i Ekrem’in yemin vererek ve şâir delâil-i emârâta bakarak imtihan ettiğini bildiriyor ki, "Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayı nız" emh üzerine Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- henüz hâl-i şirkde bulunan iki karısını birden tatlîk etmişdir. Birisi Ümeyye kızı Küreybe, diğeri de Cervel-i Hu- zâî’nin kızı Ümm-i Gülsüm idi ki, bu kadın Abdullah ibn- i Ömer -radıyallahu anh-'ın anasıdır. Küreybe’yi Muâvi- ye hal-i şirkdeyken aldı. Ümm-i Gülsüm’ü de Ebû Cehm ve bir rivâyette Safvan ibn-i Ümeyye tezevvüc etmiştir. Berâ Bin Âzib Hadîsi Berâ bin Âzib -radıyallahu anh-'den rivâyete göre o, şöyle demiştir: “Siz büyük fethi, Mekke'nin fethi sa yarsınız. Vâkıa Mekke’nin fethi Kur’an'ın işâret ettiği parlak bir fetih ve zafer idi. Halbuki biz büyük fetih ola rak, Hudeybiye gününde Rıdvan Bey’atini kabûl ederiz, ki o gün cihâd İçin Rasûlullah’a verdiğimiz sözden Allah razı olmuşdur. Biz o gün Nebî -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’in maıyyetinde yüzer mevcudlu 14 bölük er idik. Hudeybiye bir kuyudur. Biz oraya varınca o kuyunun suyunu tamamen çekmişdik de içinde bir katre su bırak mamıştık. Bu hal Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e arz olundu. Rasûluîlah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu ku yunun yanına geldi, kenarına oturdu. Sonra içinde biraz su bulunan bir kap istedi. Getirilen su ile duâ etti, sonra

