Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Beytullah'ın İnşâsı / 115 “Allah’ım! Zürriyetimden bir kısmını senin mu kaddes olan evinin yanında ekinsiz bir vâdiye yer leştirdim. Sebebi şudur ki Rabbimiz, dosdoğru na maz kılsınlar. Artık sen insanlardan bir kısmının gö nüllerini onlara meylettir. Onların şükretmeleri me’mul olduğu için kendilerini bazı meyvelerle rı- zıklandır.”87 Artık İsmail’in anası, oğlu İsmail’i emziriyor ve ken disi kırbadaki sudan içiyordu. Nihâyet kırbadaki su bi tince hem Hacer, hem de oğlu susadı. Hacer çocuğun susuzluktan toprak üstünde sızlanarak yuvarlanmağa başladığını gördü, fakat çocuğun bu elîm haline bak madan fenalaşarak onun yanından kalkıp biraz öteye gitti ve o mıntıkada Kabe’ye en yakın dağ olarak Safa tepesini buldu. Bunun üstüne çıktı. Sonra vâdiye karşı durup “Bir kimse görebilir miyim?" diye bakmağa başladı. Fakat hiçbir kimse görünmüyordu. Bu defâ Sâfâ tepesinden indi. Vâdiye varınca ayağına dokunmamak için entarisi nin eteğini topladı. Sonra müşkil bir işle karşılaşan bir insan azmiyle koştu. Nihâyet vâdiyl geçti. Sonra Merve mevkiine geldi. Orada biraz durdu ve bir kimse görebi lir miyim diye baktı. Fakat hiçbir kimse göremedi. Hacer bu sûretle Safâ ile Merve arasında yedi defâ gitti-geldi. Nebî -sallallâhu aleyhi ve sellem-: "Bunun için nâs (hacılar) Safâ ile Merve arasında sa’y ederler." buyur muştur. Hacer son defa Merve üzerine çıktığında bir ses 87. İbrahim Sûresi / 37

