Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
114/ Hazret-i İbrahim buraya bıraktı. Yanlarında da içi hurma dolu meşin bir dağarcık ve içi su dolu bir kırba bıraktı. Sonra İbrâhim - aleyhisselâm- kendisi Şam’a gitmek üzere döndü, is- mâil’in anası Hacer de peşi sıra onu takib etti de: - Ey İbrâhim! Bizi bu vâdide bırakıp da nereye gi diyorsun? Böyle bir vâdi ki, ne görüp görüşecek var, ne başka bir hayat eseri var, dedi. Hacer bu sözlerini tekrar ettiyse de İbrahim ona dö nüp bakmadı. Hacer: - Bizi buraya bırakmanı sana Allah mı emretti, diye sordu. İbrâhim de: - Evet Allah emretti, diye cevap verdi. Bunun üze rine Hacer: - Öyleyse Allah bize yetişir, O bizi korur, yalnız bı rakmaz, zâyi etmez, dedi. Sonra Kabe’nin yerine döndü. İbrâhim -aleyhîs- selâm- da ayrılıp gitti. Tâ Mekke’nin üstündeki Seni- ye mevkiinde görülmeyecek bir yerde bulununca yü zünü Kâbe’ye çevirdi, sonra ellerini kaldırarak şöyle duâ etti:

