Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
116/ Hazret-i İbrahim işitti. Kendi nefsine hitap ederek: “Sus, iyice dinle!" de di. Sonra dikkatle dinledi. Bu sesi evvelki gibi bir daha işitti. Bunun üzerine Hacer: - Ey ses sahibi! Sesini duyur. Eğer sen bize yardım etmek kudretine sâhip isen bize yardım et, dedi. Böyle der demez hemen Zemzem kuyusunun ye rinde bir melek (Cebrail) göründü. O melek ayağının to puğu ile, yahut kanadıyla yeri kazıyordu. Nihayet su gö ründü. Su başka tarafa akmasın diye hemen Hacer su yun etrafını havuz gibi yaptı. Hacer hem eliyle öyle ya pıyordu, hem de bir taraftan kırbasını dolduruyordu. Su ise üç avuç aldıktan sonra yerinde kaynıyordu. Nebiyy-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- efendi miz şöyle buyurdu: “Allah, İsmail'in anası Hacer’e rahmet etsin. Zem zemi kendi halinde bıraksaydı da suyu avuçlamasa idi muhakkak Zemzem akar bir ırmak olurdu. ” & İbn-i Abbâs -radıyallahu anhümâ- rivayetine de vam ederek demiştir ki: Hacer bu sudan içti. Çocuğuna süt olup emzirdi. Melek Cebrail, Hacer’e dedi ki: - Zâyi ve helâk oluruz diye sakın korkmayınız. İşte şurası Beytullah'ın yeridir. O Beyt’i şu çocukla babası yapacaktır. Muhakkak ki Allah o işin ehlini zâyi etmez! Beyt-i Haram’ın mahalli tepe gibi olup yerden yük-

