Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
26 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) vurulup şehid olunca sancağı Cafer bin Ebî Tâlib -ra- dıyallahu anh- Hazretleri tuttu. Meydân-t muharebede hârikalar gösterdi. Pek çok yerinden yaralandı. Aslâ f ütûr getirmeyip sebât eyledi. Hattâ sağ eli kesildi, hemen san cağı sol eline aldı o dahi kesilince kollarıyla sancağa sarıldı. Ve nihâyet şehid oldu. Hemen Abdullah bin Revâha -radıyallahu anh- Haz retleri seğirtdi ve sancağı alıp asakir-i İslâmiyyeyi teşcî İçin şiirler okuyarak harbe girişdi. O dahi şehîd oldu. Bunun üzerine orduy-ı İslâm başbuğsuz kaldığından ve bir mikdar da asâkir-i islâmiyye şehîd olunca bozgun luk başgösterdi. Sancak yere düşmesin diye Ebû Yusrü'l- Ensârî -radıyallahu anh- hazretleri aldı ve ehl-i İslâmdan kim emârete tayin edilecekse ona teslim edilmek üzere sancağı Sabit bin Akram Aclânî hazretlerine verdi. Asâkir-i islâmiyye münhezim olup geri giderlerken Hâlid bin Velid -radıyallahu anh- hazretleri Önlerine geçip onları alıkoymak istedi ise de fâide vermedi. Lâkin kendisi bir mevki intihâb ile yerinde dayanıp durdu. Kutbe bin Âmir -radıyallahu anh- Hazretleri askerin önüne geçip “Ey cemâat-i müslimin! Firar ederken ölmekden ise pençe pençe merdâne cenk ederek can vermek hayırlıdır” diyerek hamiyyet-i İslâmiyyeyi tahrîk edecek sözlerle bozgun askeri geri çevirdi. Cümlesi gelip Hâlid bin Velid yanına toplandılar. Sâbit bin Akram dahi livâ-i şerifi getirip ona verdi. Hz. Hâlid kabul etmeyip: “Sen ona benden daha ziyâde müstahaksın. Zirâ benden yaşlısın. Hem de Bedir

