Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
58 / Hazret-Î Ebû Bekir sağ tarafına tıpkı onun yaptığı gibi çıplak iki bacağını mezkûr kuyunun kuşağından, yani bileziğinden kuyuya doğru sarkıtıp oturdu. Sonra ben yine kapıya avdet edip kapının iç tarafı na oturdum. Halbuki ben evvelce biraderimi abdest alıp arkamdan bana iltihak etmek üzere bırakmış olduğum dan “Allah Teâlâ hazretleri kardeşime hayır murad ederse şimdi buraya gelir ve belki biraderim cennet ile mübeşşer olur”, diye düşünüp öylece arzu ediyordum.7 7. Ebû Mûsa el-Eş'ari'nin kardeşi Amir veya Mecdi isminde bir zat imiş. Ben böyle biraderimin gelmesine müntazır iken bi risi gelip kapıyı tahrik edip istizan eyledi. Ben: - “Bu kimdir?”dedim. Cevaben: - Ömer ibni Hattâb dedi. Huzûr-ı Rasûlullah -sallailahu aleyhi ve sellem-’e varıp istizan eyledim. Cevâben: - Sen ona izin ver ve hem de onu cennetle tebşir eyle, buyurdu. Ben de kapıya geldim. Hz. Ömer’e: - “Giriniz hem de Rasûlullah -sallailahu aleyhi ve sellem- hazretleri seni cennet ile tebşir buyurdu," de dim. Hz. Ömer de Allah'u Teâiâ'ya hamd ve şükür ede rek içeriye girdi, huzûr-ı risaletpenâhiye girip tıpkı Hz. Ebû Bekir gibi çıplak bacaklarını sarkıtıp Rasûlullah - sallailahu aleyhi ve sellem- hazretlerinin yanında sol ta rafında oturdu.

