Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Afdal-i Ashab Oluşu / 57 penâhi’yi takîp eyledim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri Mescid-i Küba yakınında "Bi‘r-i Eriş" namında meşhur bir bostan içine girmişti. Orada bul dum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri abdest aldıktan sonra huzur-ı risaletpenâhi’ye vardım. Bir de baktım ki, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri Bi’r-i Eris'in kenar kuşağı, bileziği üzerine mü barek iki sâkını, (iki bacağını) açık ve çıplak olarak sar kıtıp oturmuş idi. Mevsimin şiddet-i harâretinden serin lik için öyle yapmıştı. Huzûruna varıp selâm verdim. Sonra dönüp bostan kapısında bekledim. Bugün bu ka pının bevvâbı olacağım” dedim. Sonra, en evvel Bi’r-i Eris’in kapısına Ebû Bekir ge lip kapıdan istizan eyledi. “Bu kimdir?” dedim. - Ebû Bekir, dedi. Ben: - Dur, sabret, dedim. Huzûr-ı risaletpenâhiye varıp: - “Yâ Rasûlallah işte Ebû Bekir kapıdadır. Efendi mizin huzûruna duhûl için istizan ediyor” dedim. - “Sen ona izin ver, hem de onu cennet ile tebşir eyle” buyurdu. Hemen kapıya gittim. - Haydi giriniz, ve hem de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri seni cennet ile tebşir buyu ruyor, dedim. Hemen, Hz. Ebû Bekir huzur-ı risaletpenâhiye girip Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretlerinin

