Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Afdal-i Ashab Oluşu / 59 Sonra ben yine kapıya avdet edip oturdum yine bi raderimin gelmesini Cenab-ı Hak murad ederse getirir diye temenni eylemekte iken bahçenin kapısı tahrik edildi, sallandı. Ben: - “Bu kimdir?” dedim. Cevaben: - Osman bin Affan'ım, dedi. Sonra ben: - Dur, biraz bekleyin istizan edeyim, dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem--hazretlerine gi dip onu haber verdim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri biraz sükût ve tevakkufdan sonra ba na hitaben: - Sen ona huzuruma gelmek için izin ver ve hem de onun üzerine gelecek belâ ve duçar olacağı felaket üzerine cennet ile tebşir eyle, buyurdu. Sonra ben Hz. Osman’ın yanına gelip, Osman’a hitaben: - İçeriye giriniz ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sana isabet edecek ve senin dûçâr olacağın bir belâ, beliyye ve felâket vardır, buyuruyor dedim. Hz. Osman, Allah Teâlâ’ya hamd ve senâ ederek, “Allahu’l-müsteân” yani Allah Teâlâ muinimiz olsun, diyerek içeri girdi. Sonra huzûr-ı risaletpenâhiye vardı ğında mezkûr kuyunun kenar kuşağında yani bileziğin de oturacak yer yok idi, sımsıkı dolmuş idi. Hz. Osman, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretlerinin muvâcehe ve mukabelesinde oturdu. Bazı ulema Osman -radıyallahu anh- hazretlerinin şu hali müşarünileyhin kabri, hücre-i muattara'da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleriyle

