Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
56 / Hazret-i Ebû Bekir men Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- hazret lerinin huzurunda dizi üzerine çökerek hem de iki kere: - “Ya Rasulallah! Bu hususta ben Ömer’den azlem idim” dedi. Yani ibtida ben sebebiyet verdim, demek is tedi. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz cümlemize hitaben: - “Hakka ki; Hak Teâlâ -celle celâluhu- hazretleri beni hak peygamber olarak ba's ve irsal buyurdu siz bana kâzibtir dediniz, bu ise ‘sâdıktır’ dedi. Ve Ebû Be kir beni nefsiyle, maliyle müsavat eyledi" buyurdu. Yani nefsini ve malını benim uğrumda feda etti demektir. Sonra “Siz benim sahibimi, arkadaşımı bana terk ediciler misiniz?" diye bu sözü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri iki kere tekrar eyledi. Yâni “Ebû Bekir'e ilişmeyiniz, Ebû Bekir’i bana bırakınız” bu yurdu. Artık bundan sonra Hz. Ebû Bekir'e hiç bir kim se tarafından ezâ ve cefâ edilmedi. Ebû Mûsa el-Eş’arî -radıyallahu anh- der ki: Kendi hânemde abdest aldım, hânemden dışarı çıktım. Artık bugün akşama kadar Rasûlullah -sallalla hu aleyhi ve sellem- hazretlerinin maiyyet-i seniyyele- rinde aleddevam bulunacağım, diye niyyet eyledim. Ve bu niyyet üzere Mescid-i Seâdet'e vardım, orada bulu nanlara Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazret lerinin ne tarafa çıktığını sual eyledim. İsr-i risalet-

