Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Afdal-İ Ashab Oluşu / 55 münâkaşa etmiştir”, buyurdu. Yani, Ebû Bekir -radıyal- lahu anh-’in kemâl-i telaşla gelmesi her halde böyle bir münazara ettiğine delâlet ediyor, demektir. Sonra Ebû Bekir -radıyallahu anh-, Rasûlullah -sal lallahu aleyhi ve sellem- hazretlerinin huzuruna gelip selâm verdi ve: - “Yâ Rasûlallah! Benim ile Ömer bin Hattab ara- şında bir muhavere ve biraz münâkaşa oldu, sonra ben bu münâkaşadan dolayi nâdim oldum, kusurumun affı için Ömer'e rica eyledim. Ömer ise imtinâ eyledi. Beni affetmedi, ben de Efendimiz'e geldim.’’dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri Ebû Bekir’e hitaben üç kerre: - “Yâ Ebâ Bekir, Allah seni mağfiret eylesin” buyur du. Hz. Ömer dahi Hz. Ebû Bekiri affetmediğinden do layı nâdim olarak Hz. Ebû Bekir'in hânesine gidip ken disini bulamayınca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel lem- hazretlerinin huzûr-i risaletpenâhilerine gelip kemâl-i ta’zîm ile selâm verdi. Fakat Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- haz retlerinin mübarek vech-i saâdetinin levni mütegayyir oldu. Ve hiddetinden vech-i risaletpenâhi’nin donuk bir halde olduğu müşâhade ediliyordu. Hatta Hz. Ebu Bekir korktu, yani Resûl-i Ekrem - sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin Hz. Ömer hak kında bir fenâ muamele buyurmasından korktu da he-

