Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
54 / Hazret-i Ebû Bekir de açılan kapıların hepsi seddolunsun, yani kapansın." buyurdu. İbni Abbas'dan mervidir ki: “Hakka ki, gerek mal ve gerek bedenen Kuhâfe- zâde Ebû Bekir Sıddîk’dan ziyâde beni minnetdâr eden hiç bir ferd yoktur. Eğer nâs içinde birini kendime dost ittihaz etmiş olsa idim Ebû Bekir Sıddîk’ı kendime dost ittihaz ederdim. Lâkin hullet.ve uhuvvet-i diniyye daha efdaldir. Şimdi siz gözümüzün önünde mescid ve Harem-i Şerife açılan ne kadar kapı varsa Ebû Bekir Sıddîk'ın kapısından maadâsını sed ve bend İdiniz.”Yam benden sonra Ebû Bekir Sıddîk makam-ı hilâfete ve imâmet-i kübrâ’ya geçeceğinden müşarünileyh hazretlerine suhulet olsun demektir. Ebu'd-Derda, -radıyallahu anh- der ki: Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazret lerinin huzûrunda oturmakta iken Hz. Ebû Bekir kendi esvabının etrafını eliyle toplayıp diz kapakları bile mey danda olduğu halde meclis-i risaletpenâhi'ye mütevec cihen gelmekte olduğunu görünce Rasûlullah -sallalla hu aleyhi ve sellem-: - “Arkadaşınız her halde birisiyle muhâsama ve

