Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Sürâka'nın Teşebbüsü / 37 sinin vermiş olduğu kararı tebliğ ve ilân etmek üzere gönderilmiş elçiler bize gelip haber verdiler. Bir mecliste oturmakta iken bir kimse gelip yanı ba şımızda oturdu, bana hitaben: - “Ey Sürâka, şimdi ben sahil yolunda bir takım eş hasın karaltısını gördüm. Mutlaka ben onları Muham med -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Muhammed’in as habı zannederim”dedi. Ben onların Muhammed -sallallahu aleyhi ye sel lem- ile ashâbı olduğunu anladım; fakat suhûletle elde edilebilecek böyle bir ganimete başkasının iştirak et memesi için merkuma hitaben: - “Senin gördüğün eşhas onlar değildir, falanca şa hıslardır.’’dedi m. Bir saat sonra meclisten kalkıp eve geldim. Kısrağımı yüksek tepenin arkasına götürüp beklemek üzere câriyeme emreyledim. Ben de okumu ve mızrağımı alıp hânemin arkasından çıktım. Hem de mızrağımın süngüsünün parlaklığını kimse görmemesi için mızrağımın demirini aşağı eğerek yerde sürükle dim. Kısrağımın yanına varıp bindim. Hemen kısrağımı dörtnal kemâl-i süratle koşturdum. Hattâ ben onlara yaklaştım kısrağımın ayağı kaydı, ben de kısrağımdan düştüm. Sonra ben ok torbamın içine elimi sokarak kur’a ezlâmımı çıkarıp, “Acaba ben’bunlara zarar ve ziyân edeyim mi?”diye ezlâm ile tefe’ül ettim! Kur’a attım te- fe’ülümde arzu etmediğim taraf çıktı. Fakat ben yine buna rağmen hayvanıma bindim evvelki gibi kısrağımı

