Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
36 / Hazret-Î Ebû Bekir ve Kureyş tarafından Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ve Hz. Ebû Bekir haklarında ne me- kir ve ne hileye karar verildi ise akşam karanlığında gâr’a gelip haber verirdi. Âmir bin Füheyre nâm kölemiz, çobanımız da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz haz retleriyle Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh- için gâr civâ- rında koyunları güderdi. Yatsı vaktinden bir saat sonra taze süt ve ateşte kızdırılmış taş, süt kabı içine atılıp bir dereceye kadar ısınmış süt içerlerdi. Hattâ gecenin âhi rinde Âmir bin Füheyre koyunlarıyla mağaraya gelip Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz haz-. retleriyle Hz. Ebû Bekir işitsin ve kendisinin Âmir oldu ğunu anlasınlar diye koyunlarına sayha ederdi. Üç ge ce bu hal devam etti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleriyle Ebû Bekir daha önce Mekke’de iken üç gece sonra develeriyle Sevr Gâr'ına gelmek ve Medine’ye kadar yolda rehberlik etmek üze re daha henüz küffârı Kureyş dininde olan Abdullah bin Ureykıt emniyet ve itimat edilir bir kimse olduğundan ondan söz alarak muâhede buyurmuşlardı. Sürâka’nın Rasûlullah’! Yakalama Teşebbüsü Sürâka bin Malik der ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri ve Hz. Ebû Bekir’in her birerinin diyeti yüz de ve olmak üzere ikisinden birini kati veya esir edip geti ren kimseye yüz deve verileceğine dair Kureyş kefere-

