Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
38 / Hazret-i Ebû Bekir koşturdum. Hattâ Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem- hazretlerinin kıraatini işittim. Halbuki Rasûlullah - sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri arkasına dönüp bana hiç bakmıyordu. Ebû Bekir ise arkasına çok bakar idi. Bu esnada benim kısrağımın iki ayağı dizlerine ka dar yere battı; yâni mûcize-i nebeviyye olarak hayvanın iki ön ayakları yere battı. Sonra ben hayvandan yere düştüm. Hayvanımı kaldırmak için zecr ve tehdit eyle dim. Hayvanım dahi kalkmak için çabaladı ise de bir türlü yere batmış ayağını çıkaramıyordu. Güç hal ile çı karıp kısrağım ayakta durunca kısrağımın İki ayağının izinden bir ateş dumanı gibi duman çıkıp semâya inti şâr etti. Sonra ben tekrar ezlâmımı çıkarıp kur’a attım. Yine arzumun hilâfına olarak “sakın onlara zarar ver me” diye çıktı. Sonra onlara hitaben:“Amân” diye nida eyledim. Onlar tevakkuf eylediler, sonra ben hayvanıma bindim onların yanlarına vardım. Sonra bu yolda mûcize-i nebeviyye ile hayvanımın ayaklarının yere battığını ve kendimin hayvandan dü şüp de bunlara zarar îrâsından men ve haps edildiğimi tehattur ve mülâhaza ederek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretlerinin emri zâhir ve galip gele ceği de hâtırıma gelerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hitaben: - Senin kavmin seni kati ve esir edene diyet va- adettiler, dedim. Ve Kureyş adamlarının, haklarında ne tür fikir beslediklerini haber verdim. Hem de ben onlara nezdimde bulunan zahire ve metâımı arz ve takdim ey-

