Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Lügatçe / 201 Tâli-i harb: Harbten, savaştan sonra. ' Ta'lîm: Öğrenme, öğretme, öğ retim, okutma, ders ver me. Taltif: Gönül okşama, gönlü hoş etme, yumuşatma. Tathir: Temizleme, paklama. Tatyib: Hoş etme, edilme, hoş landırılma. Tavzih: Açıklama, açık anlat ma. Tayy: Dürüp bükme, sarma, katlama. Te’dib: Haddini bildirme, edeb- lendirme, terbiye etme. Te’hir: Sonraya, geriye bırak ma, geciktirme. Te’kid: Kuvvetleştirme, sağ lamlaştırma. Te’min: Güvenlik hissi verme, sağlamlaştırma. Te’sir: Alâmet, nişan bırakma, kederlendirme. Teâlî: Yükselme, ululanma. Tebaiyyet: Tabi olma, uyma. Tebdil-i İstikamet: Yön değiş tirme. Tebean: Tabi olarak, uyarak. Teberruât: Bağışlar, bağış lamalar. Tebkir: Büyük gösterme. Tebliğ: Yetiştirme, eriştirme, götürme, taşıma. Tebşir: Müjde verme, müj deleme. Tecâhül: Cahil gibi görünme, bilmemeztikten gelme. Teçhiz: Donatım, donatma. Tecviz-i kusur: Hatayı, kusuru, caiz görme, izin verme. Teahhür: Sonraya, geriye kal ma, gecikme. Teessür: Acı, keder duyma, hislenme, içlenme. Tefattun: Zekilik, anlama, akıl erdirme Tefe’ul: Fai açma, fala bakma, hayra yorma. Tefrika: Ayrılma, ayrılık, bozuşma. Tehattur: Hatırlama, hatıra getirme. Tekeffül: Birine kefil olma, kefalet etme. Tekellüm: Söyleme, konuşma. Tekfir: Birine kâfir deme, kâfir likle suçlama. Tekvin: Var etme, yaratma. Telkib: Lakap takma. Telkin: Fikir aşılama, kulağına koyma. Temâdî: Sürme, sürüp gitme, uzama. . Tenezzülen: Gönül alçaklığıy- . la, kibirsizlikle. Tenkit: Uzaklaştırma, örnek olacak bir ceza verme. Tensib: Uygun bulma, müna sip görme.

