Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
202 / Hozret-İ Ebû Bekir Tertib: Dizme, sıralama, düzene koyma. Teselliyât: Avutmalar, avun durmalar. Teshil: Kolaylaştırma. Teshir: Ele geçirme, elde et me. Teskin: Sâkin kılma, kılınma, yatıştırma. Tesliyet: Teselli verme, avut ma, avutulma. Tesmiye: Ad koyma, isim ver me. Tesviye: Düz etme, düzleme, ödeme. Teşrif: Şereflendirme, gel mesiyle bir yere şeref verme, gelme, gitme. Tetâbuk: Uyma, uygun gelme, uygun düşme. Tevdi’: Bırakma, emanet etme, verme. Teveccüh: Yönelme, çevrilme. Tevekkül: işi Allah'a bırakıp kadere râzı olma. Tevfikan: Uyarak, uygun olarak, ..e göre. Tevkil: Vekil etme, edilme. Tezayüd: Unutma, çoğalma. Tezelzül: Sarsılma, sallanma, ırgalanma. Tezkiye-i nefs: Nefis temizliği. Tezyin: Süsleme, süslenme. Tûl-i ömr: Ömür uzunluğu. M- Ucûbe: Pek acayip şey, garib, şaşılacak şey. Uhde: Söz verme, bir işi üzerine alma. Uhuvvet: Kardeşlik, dostluk, bağlılık. Ukbâ: Ceza, âhiret, öbür dün ya- Ulü-l-azm: Allah’ın emirlerine en ziyade dikkat gös teren büyük peygamber ler. Umumî: Herkese ait, herkesle ilgili. Umûr-i dîn: Dîni işler, dine ait işler. Unf: Şiddet, sertlik, kabalık. Uyûb: Ayıplar, kusurlar. Uzlet: Bir yana çekilip tenhada yaşama. Ünslyet: Ahbablık, arkadaşlık, alışkanlık. Vakar: Ağırbaşlılık, temkinlilik. Vaktâ-ki: Ne vakit ki, o vakit ki, olduğu vakit. Vakur: Ağırbaşlı, temkinli. Vâris: Mirasçı, kendine miras düşen.

