Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Lügatçe / 195 Minnettar: Gördüğü iyiliğe kar şı müteşekkir kalan. Minval: Yol, tarz, suret, şekil. Mîzâc: Huy, tabiat. Muâhât: Kardeşlik edinme. Muahede: Andlaşma, karşılıklı and içme. Muâmelât: Yapılan işler. Muammer: Ömür süren, yaşa yan, yaşamış. Muattar: Itırlı, güzel kokulu. Muavenet: Yardım, yardım et me. Mücâhede: Din düşmanlarıyla savaşma, Mucizât: Mucizeler. Muğnî: Zengin eden, doyuran. Muhabbet: Sevgi. Muhâfaza: Saklama, koruma, kayırma. Muharremât: Şeriatçe haram ve yasak olan şeyler. Muhavere: Konuşma, iki kişi, karşılıklı konuşma. Muhayyer: Seçmeli, beğen meye bağlı, beğenmece Muîn: Yardımcı. Mukabele: Karşılık verme, kar şılaştırma, karşılıklı oku ma. ■ Mukabil: Karşı karşıya gelen, karşılık. Mukavemet: Karşı durma, da yanma, karşı koyma. Munsif: İnsaf eden, insaflı. Muntazır: Gözliyen, bekliyen Müsâade-i nebevi: Peygam berin izni, müsaadesi. Musâb: îsâbet etmiş, rastla mış, üzerine düşmüş. Musahhar: Ele geçirilmiş Musâlaha: Antlaşma, barış Musâvât: Eşitlik, aynı halde ve derecede olma. Musâvi: Eşit, denk, aynı halde ve derecede olan. Musîb: İsabet eden, rastgelen, yenilmeyen. Müşahede: Bir şeyi gözle gör me. Müteakiben: Sonra, ardı sıra, arka arkaya. Mutî: İtaat eden, boyun eğen. Muttali’: Öğrenmiş, haber al mış, bilgili. Muttasıf: Vasıflanan, kendisin de bir hal, bir sıfat bulu nan. Muvacehe: Yüzleşme, yüz yü ze gelme. Muvaffak: Allah’ın yardımına ulaşmış, işi rast gitmiş. Muvafık: Üygun, yerinde. Muzırr: Zararlı, zarar veren za rara sokan.. Muzmer: Gizli, saklı, örtülü Mübahase: Bir iş hakkında iki veya daha çok kimse arasında edilen söz, kar- şılıklı konuşma.

