Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
196 / Hazret-Î Ebû Bekir Mübâyaa: Satın alma. Mübâyenet: Ayrılık, başkalık, zıtlık. Mübeşşer: Kendisine müjde verilmiş. Mücâzât: Karşılık, bir suça karşı ceza çektirme. Mücehhez: Donanmış, dona tılmış, hazırlanmış. Müddeî: İddia eden, davacı, inatçı. Müeddî: Edâ eden, sebeb olan, meydana getiren. Müessir: iz bırakan, tesir ya pan, içe işleyen. Müeyyed: Kuvvetlendirilmiş, sağlam. Müflis: iflas etmiş, parasız. Mühâsama: İki taraf arasında ki düşmanlık. Mükârin: Bitişik, Ulaşmış, eriş miş, yaklaşmış. Mükâteb: Azâd edilmek üzere bedele bağlanan köle.' Mükâtebe: Karşılıklı yazışma. Mülakat: Kavuşma, karşılıklı buluşup konuşma. Müiâyemet: Yumuşak huylu- luk, yavaş. Mülâzım: Bir yere veya kimse ye sarılıp ayrılmayan, tu tunup kalan. Mülevvesât: Kirli şeyler, karı şık, intizamsız, pislik. Mümanaat: Menetme, engel olma, önleme. Mümtaz: İmtiyazlı, üstün tutul muş, seçkin. Münâdî: Nida eden, tellal, mü ezzin. Münâkaşa: Atışma, çekişme. Münbasit: Yayılan, açılan, ge nişleyen, şen, gönlü açık. Mündefi’: Def edilmiş, atlatıl mış, savuşturulmuş, harp, sıkıntı. Münderîc: içinde bulunan, yer almış. Münezzeh: Tenzih edilmiş, te miz, arı, uzak. Münferid: Yalnız olan, tek, ayrı Münhasır: Sınırlanmış, yalnız bir kimseye veya bir şe ye mahsus olan. Münker: İnkar edilmiş,tasdik edilmeyen, dince yapıl ması caiz olmayan. Mürtefi’: Yükselen, yükselmiş, yüksek, yüce. 1 Müsâferet: Yolculuk, seyahat, misafirlik, konukluk. Müstağni: Doygun; gönlü tok, çekingen, nazlı. Müsteân: Kendisinden yardım istenen ve beklenen. - Müstefid: İstifâde eden, yarar lanan. Müsterih: Rahat bulan, gönlü rahat, kaygısız. ;

