Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
194 / Hazref-i Ebû Bekir Mebnî: Bina olunmuş, yapıl mış, kurulmuş. Meb’ûs: Gönderilmiş, milletve kili. Mecrûh: Yaralanmış. Meddevâm: Daimi, surette, boyuna, sürekli olarak. Medfûn: Defnolunmuş, gömül müş. Medh: Övme, övgü Medyun: Borçlu, verecekli. Mefahir: İftihar edilecek, övü nülecek şeyler. Mefkûre: Ülkü, ideal. Meftûn: Sihirlenmiş, gönül ver miş, tutkun, vurgun. Mehâcim: Çekip emmeye ya rayan organlar, aletler. Mekr: Hile, düzen, hile ile al datma Mektûm: Gizli, saklı. Melce’: İltica edecek, sığına cak yer. Melekût: Ruhların ve melekle rin âlemi. Memduh: Medh olunmuş, övülmüş. Memlû: Doldurulmuş, dolu. Menâl: Nail olunan, sahip olu nan, ele geçirilen şey. Menfûr: Nefret edilen, iğrenç. Menkuş: Baş aşağı çevrilmiş, tersine dönmüş Menzil: Yollardaki konak yeri, ev, mesafe. Menzile: Derece, rütbe, yük seklik derecesi. Merdân: Mertler, insanlar, er kekler. Merdâne: Mertçe, erkekçe Merkum: Yazılmış, adı geçmiş. Mervî: Rivayet olunan, birin den işiterek söylenen. Meserret: Sevinç, şenlik Mesmu’: İşitilmiş, duyulmuş, haber alınmış. Müşârun ileyh: Kendisine işa ret edilen, adı geçen. Meşrık: Doğu. Metâ’: Satılacak mâl, eşya, sermaye. Metanet: Metinlik, sağlamlık, sağlam, kuvvetli olma. Meveddet: Sevme, sevgi Mevkif: Durak, duracak yer, is tasyon. Mevsul: Bitiştirilmiş, birleşmiş, kavuşmuş. Meyi: Eğilme, sevme, tutulma, gönül akışı. Mezâlim: Zulümler, can yak malar, haksızlıklar. Mezâyâ: Meziyetler, üstünlük vasıfları. Mezkûr: Zikrolunmuş, adı geç miş, anılmış. Mihmannüvaz: Misafire ikram eden, misafir ağırlayan Mihribâni: Sevgi, dostluk. Min tarafillah: Allah tarafından

