Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Lügatçe / 191 İkâme: Oturma, kaldırma, meydana koyma. İkbâl: Birine doğru dönme, ta lih, baht. İkmâl: Tamamlama, bitirme, eksiğini doldurma. İktidâ: Tâbi olma, uyma. İktizâ: Lazım gelme, gerekme, ihtiyaç, gereklilik İlâ yevmi’l-kıyam: Kıyamet gününe kadar. İlga: Lağvetme, kaldırma jlka: Bırakma, bırakılma,atma. İlm-i ezeli: Allah'ın ezeli bilgisi. İltihâk: Katılma, karışma. İltizâm: Kendi için lüzumlu sayma, gerektirme. İmhâ: Mahvetme, edilme, yok etme. îmtinâ: Çekinme, geri durma, imkânsızlık. İmtisâl: Gerekeni yapma, ör neğe göre hareket etme. İn’âm: Nimet verme, iyilik et me. İndi: Yan, taraf, yanında, göre, olunca. İnhilâl: Açılma, çözülüp, açıl ma, dağılma, erime İnhirâf: Dönme, sapma, doğru yoldan çıkma. İnkıtâ’: Kesilme, arası kesilme, tükenme. İntihab: Seçilme, seçme, se çim Intisâb: Bir yere bağlanma, bi rinin adamı olma. İntişar: Neşrolunma, yayılma, dağılma îrâd: Getirme, söyleme. îrâs: Verme, verilme, sebeb ol ma, gerekme İrşâd: Doğru yolu gösterme, uyarma. İrtidat: İslam dininden çıkma, kabul etmeme İrtihal: Göçme, göç etme, ölüm İsabet-i re’y: Fikir ve görüşün isabetli çıkması, yerini bulması. İsâe: Kötülük, fenalık, kötülük te bulunma, kötü iş işle me. îsâl: Buldurulma, vardırma, ulaştırma, ulaştırılma. Islâh: İyi bir hale koyma, iyileş tirme, düzeltme. İsr: İz, eser, alâmet, meslek, nişâne. İstihlâf: Birinin yerine geçme İstihmâm: Hamama girme, yı kanma. İstizan: İzin isteme, danışma, izin için sorma İtâb: Azarlama, tersleme pay lama, darılma. İtâle: Uzatma, uzatılma İtâle-i lisân: Dil uzatma, sövüp sayma.

