Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
190 / Hazret-i Ebû Bekir Hizb: Kısım, bölük, taraftar. Hoş Âmedî: “Hoşgeldin"e git me, hoşgeidin deme Hoşbû: Güzelkoku, güzel ko kan Hullet: Hakiki dostluk Hulûl: Gelip çatma, girme. Hurûc: Çıkış, ayaklanma Husûmet: Hasımlık, düşman lık, kıskançlık, çekeme- mezlik. Huşû’: Gönül alçaklığı. Hücre-i muattara: Güzel ko kulu oda (Peygamberimi zin odası, evi) Hüsn-i kabûl: Kabul etme, iyi yüz gösterme. Hüsn-i tevfik: Allah’ın yardımı na kavuşma, güzel bul ma. İ’lâ: Yemin etme, erkeğin bir müddet karısına yaklaş maması için yemin etme si. İ’râz: Yüz çevirme, başka tara fa dönme İ’tizâr: Özür dileme İ'zâm: Büyütme, fazla ehem miyet verme. İ’zâz: Aziz kılma, saygı göster me, ikram etme. İbhâm: Kapalı bırakma, açıkla mama, gizli kapaklı tut ma. İbtidâ: Başlama, başlangıç. İbtilâ’: Bir şeye düşkün olma, düşkünlük, tiryakilik. . İcabet: Kabul etme, kabul edil me, razı olma. İcra: Akıtma, akıtılma, yapma, bir işi yürütme. İçtimâ’: Toplama, biraraya gel me, toplantı, birikme. tfâza: Kabı taşacak derecede doldurma. İfk: Bir suçu birine yükleme. . İftirâk: Ayrılma, dağılma, peri şan olma. İğbirar: Tozlanma, kırılma, gü cenme İhata: Sarma, kuşatma, etrafı çevirme İhdas: Meydana getirme, orta ya çıkarma. İhkâm: Muhkem kılma, sağ lamlaştırma. İhraz: Alma, kazanma, elde et me, erişme İhtar: Hatırlatma, dikkatini çek me, tenbih. İhtifâ: Saklama, gizleme İhtiyar: Seçme, seçilme, kat lanma. İhvân: Sâdık, samimi, candan dostlar. İhzâr: Hazırlama, hazır etme, edilme.

