Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1 88 / Hazret-i Ebû Bekir Erham: Çok merhametli. Erhâm: Hısımlar, akrabalar. Esbâb-ı zâhire: Açık, belli, parlak sebebler. Esrâr: Gizlenilen ve bilinme yen şeyler. Esvâb: Giyecek şeyler. Eşhâs: Şahıslar, kişiler. Eşher: Şöhretli,pek meşhur, 1 çok iyi tanınmış. Etkâ: Günah işlemekten çok çekinen. . Etvâr: Hal ve hareketler, izler, tarzlar. \ Evâil: İlk vakitler, eski geçmiş zamanlar, önceler, baş langıçlar. Evâmir: Buyruklar. Ezâ: incinme, incitme. Can yakma, eziyet. Ezlâm: Kumar ve fal okları . Fâcir: Fena huylu, günahkar. Fahr: Öğünme, böbürlenme, büyüklenme. Fâidemend: Menfâat elde eden, kârlı Fâik: Manevi olarak üstün olan. Fâikiyyet: Üstünlük. Fâriğ: Başıboş kalmış, işini bi tirmiş. Fart-ı muhabbet: Aşırı sevgi, muhabbet. Fasîhü’l-lisan: Düzgün söz söyleyen. FasI: Ayırma, ayrılma, kesme, kesinti, bölüm. ■ Fatıyn: Zeki, akıllı, anlayışlı Fetanet: Zeki, zekilik (peygam berlerin sıfatı) Feth-i mûbîn: Açık, zafer. Fevk: Üst, yukarı. Fevt: Ele geçmemek üzere kaybetme, elden kaçır ma. Feyz: Bolluk, verimlilik, fazla lık, ilim, irfan. Fezâil: Faziletler, üstünlükler Firâset: Yiğitlik, mertlik, anla yışlılık. Fî-sebilillah: Allah yolunda ça lışma, gayret gösterme. Gadr: Zulüm, haksızlık Gâib: Görünmeyen. Gaile: Dert, sıkıntı, felaket. Gayz: Hiddet, öfke, kızgınlık. Gazâ-gazavât: Din uğrunda savaş. Gufran; Affetme, merhamet et me, yarlığama. ■ Gussa: Keder, kaygı, tasa Gûş-ı hûş: Dikkatle dinleme Guzât-ı kiram: Din uğrunda savaşan kıymetti kişiler.

