Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mühim Bir Hadise / 105 tefsiri onlardan öğrenildi. Binlerce ehâdis-i şerife onlar dan işitildi. Ahkâm-ı diniyye onlardan ahzedildi. Onlar dan öğrendiğimiz kavâid-i diniyeyi ele alıpda onların hareketlerine muhakeme eylemek bizim haddimiz mi? Gerçi hata insanın şanındandır. Müctehidler dahi hata eder. Lâkin Müctehidler isabet eylerse on, hata ey lerse bir sevaba nâil olurlar. Onlar hep erkân-ı şeriattır lar. Aralarında vukû bulan ihtilâf ve münazaalar hep mübâhase ve münazara-i ictihadca ihtilâf etseler de hak ve sevabı anladıkları gibi teslim İle ittihad ediyorlar dı. Esnây-i mübâhasede birbirine sertçe söyleseler bile birbirinin kadrini bilirlerdi. Hz. Ali’nin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer Hakkındaki Hutbesi Hilâfet meselesinde Hz. Ali ile en ziyade uğraşan Hz. Ömer Fâruk, Hz. Ali’nin en ziyâde kadrini bilir idi. Hatta Hz. Ömer bir gün Hz. Ali’ye bir müşkii mese le sormuş, o da derhal cevab verince Hz. Ömer: - “Hz. Ali’nin bulunmadığı cemâat içinde bir mese- ley-i müşkile zuhûrundan Allah Teâlâ’ya sığınırım.” diye buyurmuştur. Hz. Ali dahi: - “Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’den sonra bu ümmetin en hayırlısj Ebû Bekir ve Ömer’dir” derdi. İbni Asâkir’in rivâyetine göre Süveyd bin Ukle de miş ki:

