Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
104 / Hazret-i Ebû Bekir Hz. Ömer’in bu ifâdâtı üzerine Hz. Ali dedi ki: - “Vallahi yaptığımı bozmak üzere yapmadım ve dönmek niyetiyle ikrar etmedim. İndallah mübâyaada en ziyâde ziyan gören nifâkı ihtiyâr ve şikâkı İltizam edendir." Her beliyyede ancak Allah ile teselli bulunur. Her hadise de ancak Allah’a tevekkül olunur. Yâ Ebâ Hafs! Artık münbasıt ve müsterih olarak dön. Meclise git işit tiğinin haricinde avn ve hüsn-i tevfik-ı İlâhî ile arkaya kuvvet verecek, suçu affettirecek, ülfeti cem’ edecek, külfeti defedecek hâlâtdan başka bir şey yoktur.” Hz. Ali'nin bu ifâdesi üzerine Hz. Ömer dönüp mec lise gitti, ihtilaf ortadan kalkdı. Hz. Sıddîk hilâfeti hakkında icmâ-ı ümmet vaki ol du. Hz. Ebû Ubeyde der ki: - Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in firakın dan sonra gelen hallerin en gücü budur. Doğrusu bu hadisede Hz. Sıddîk ve gerek Hz. Ali pek ziyade basi ret üzere davranmışlardır. Ehl-i İslâm, aralarında tefrîka çıkmasından sakınır lar ve def-i fesâdâ kemâl-i ihlâs ile çalışırlardı. Onların bu misilli hal ve hareketleri ayn-i hikmet ve ahlâka bir ders-i ibrettir. Onların ahvâlini muhâkeme, sonraki gelenlerin haddi değildir. İslâmî nesillerin en hayırlısı sahâbe nes lidir. Onlar hep hidâyet yıldızlarıdırlar. Kur’an-ı Kerim’in

