Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Emîrnâme-i Ali / 95 salâhıyle ve mebrûr ef’âliyle tanınmış âilelerin efrâdı ile şecaat ve semâhat sâhiblerine iltifât et. Çünkü bunlar lütf u kerem sahibleridir. Ana-baba çocuklarının işini nasıl gözetirse sen de askerlerinin işlerini öyle gözet. Kendilerine takviye için verdiğin şey çok bile olsa nazarında asla büyümesin. Haklarında taahhüd ettiğin lütuf az bile olsa gözüne kat’ıyyen hakir görünmesin. Çünkü bu sana karşı bezl- İ ihlâs etmelerini ve hüsn-i zanda bulunmalarını îcâb et tirir. Bir de onlara âit işlerin büyüğünü görüyorum diye küçüğünü takîbden geri kalma. Zîra küçük bir lütfundan faydalanacakları yer de olur, büyük lütfundan vâreste kalamayacakları mevkî de olur. Ordunun başındakileri içinde sence en makbûlü o kimseler olmalı ki, askere iyilikte bulunsun ve hem şa hıslarını ve hem de geride kalan ailelerini sıkıntıdan kurtaracak kadar kendi servetinden fedâkârlık etsin de bu sayede düşmana karşı cihâd ederken hepsinin dü şüncesi bu noktada birleşebilsin. Valiler için memlekette adâletin kaim olmasından, bir de raıyyenin kendisine karşı muhabbet gösterme sinden daha büyük medâr-ı tesellî yoktur. Zîra yürekler selâmette olmadıkça muhabbet izhâr etmez. Sonra as kerin senin hakkındaki ihlâsı, ancak emirlerinden mem nun olmalarıyla onları istiskal edip bir an evvel başların dan çekilmelerini istememeleriyle kaimdir. Sen, kendilerine ümid sahası aç. Senâya müste- hak olanları senâ etmekte, büyük vak’alar atlatmış

