Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
94 / HozreM Ali ile kaimdir ki, düşmanlarına karşı onunla cihad edebilir ler, işlerini yoluna koyabilmek için ona güvenirler ve bü tün ihtiyaçlarını temin etmek üzere onu arkalarında destek ederler. Sonra bu iki sınıfın mevcudiyeti kadıla rın, valilerin, kâtiblerin bulunmasıyla kaimdir. Çünkü dü ğümleri gerektiği şekilde çözenler, menâfii cem’edebi- lenler, husûsî, umûmî bütün işlerde emniyyetli bulunan lar bunlardır. Hepsinin bekası için de ticâret ve sanayi erbâbının bulunması şart. Zira esbâb-ı menâfi, ticâretgâhları ve başkalarının meydana getiremiyeceği âsâr-ı sanatı bunlar temin edecek. Sonra erbâb-ı fakr u ihtiyacı teşkil eden son tabaka geliyor ki, İhsan ve muâvenete müstehakdırlar. Bunlar dan herbirinin Allah’dan kısmeti ve hâceti mikdârınca vali üzerinde hakkı vardır. Vali, Allah’ın kendisine tevdî ettiği bu teklifin altından ancak kemâl-i ihtimâm ile ve Allah’dan avn u inâyet talebiyle; bir de ağır - hafif bütün işlerde nefsini hakka, ve sabr u tahammüle alışdırmak- la kalkabilir. Sonra, askerlerinin başına öyle birini geçir ki, Al lah’a ve Resûl’üne ve imâmına karşı sence hepsinden daha muhlis bulunsun, kalbi hepsinden temiz olsun ve aklı başında olmak itibariyle hepsine tefevvuk etsin, ga- zablandığı zaman ağır davransın, mâzereti sükûnetle dinlesin, zuafâya acısın, kavilerden uzak dursun, öyle öfke ile kalkıp acz ü nedâmetle oturan takımdan olma sın! Sonra gerek mürüvvet ve haseb erbâbına, gerek

