Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
96 / Hazret-i Ali olanların sergüzeştlerini saymakta kusûr etme. Zira bunların kahramanlıklarını sık sık anmak-inşaallah- şe- câat erbâbını galeyâna, harb istemeyenleri de gayrete getirir. . Sonra bunlardan herbirinin fedâkârlığını iyice tanı. Hem sakın birinin hizmetini başkasıyle berâber zikret me. Kimseye de gösterdiği şecâatle münâsib düşmeye cek dûn bir pâye verme. Bir de mevkiinin büyüklüğü bir adamın ufak hizmetini büyük görmene, mevkiinin kü çüklüğü, bir adamın kıymetli yararlığı küçük görmene asla sâik olmamalı. Sonra altından kalkamadığın hâdisâtı, gözüne kes- tiremediğin gücün yetmeyeceği işleri Allah’a ve Resûlü- ne havâle et. Cenâb-ı Hak rüşde ermesini dilediği bir kavme: “Ey îman edenler! Allah’a ve Resûlüne ve sizden olan ülü’I-emre itaat edin. Şâyet bir şeyde anlaşamaz iseniz onu Allah’a ve Resûlüne havâle edin!” byuruyor. Allah’a havale etmek demek, kitabın daki muhkem âyetlere sarılmak demek, Resûlüne ha vale etmek demek, onun her an toplayan, tefrikaya meydan vermeyen sünnetine uymak demektir. insanlar arasında hüküm için öyle bir adam seç ki, sence raiyyenin en değerlisi olsun, işden sıkılmasın, mürâfaaya yani mahkemede duruşmaya gelenlere si nirlenerek inada kalkışmasın, hatasında ısrar etmesin, hakkı gördüğü anda hatadan döneceği yerde dili tutu lup kalmasın, hiçbir zaman tama' ettiği menfaatin kay bolacağı endişesine düşmesin, meseleyi künhüne va rıncaya kadar anlamadıkça vehleten hâsıl ettiği kanâati

