Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
---------------------- :----------------------------------------- Emirnâme-i Ali / 93 büyükleri tarafından işlenerek herkesin ülfet ettiği, raıy- yenin güzelce tatbik ettiği bir sünnet-i sâlihayı sakın kal dırayım deme. Bu eski sünnetleri herhangi birine aykırı gelecek yeni bir sünneti ihdâsâ da asla yanaşma. Çün kü ecir, o sünnet-i sâlihayı vaz'edenin. Vebal de kaldır dığından dolayı şenindir. Umûr-i memlekete uygun gelen tedbîrâtı tesbit ve senden evvelki insanlara doğruluk temin eden esbâbı ikame hususunda sık sık ulemâ ile müzâkere et, huke- mâ ile mübahasede bulun. Mâlûmun olsun ki, raıyye tabaka tabakadır. Bunlar dan her birinin ıslâhı diğerinin ıslâhına bağlı ve hiçbiri için diğerinden müstağni kalmak mümkün değildir. Bu tabakalardan bir kısmı Allah yolunda askerlik edenler, bir kısmı âmmenin ve hâssanın vazîfe-i kitâbe- tini görenler, bir kısmı adâleti tevzîe me’mûr olan kadı lar, bir kısmı rıfk u insâf ile idâre-i umûr edecek vali ler,bir kısmı cizye ve haraç veren zimmiler ve müslü man halk, bir kısmı ticaret ve sınaat erbabı, bir kısmı da fakr u ihtiyaç içindeki tabakadır. Cenâb-E Hak, bunlardan her birinin hissesini bildir miş ve herbirine âid Hudûd ve farizaları ya Kitâb’ıyle, ya Nebiyy-i Muhterem, -sallallahu aleyhi ve sellem- Efen dimizin'sünnetiyle gösterdikten sonra mer’î ve mahfuz bir uhde olarak bizlere tevdî eylemişdir. Askerler, Allah’ın izniyle raıyyenin kaleleri, valilerin şerefi, dinin izzeti, âsâyişin vâsıta ve teminâtıdır. Raıy- ye ancak bunların sâyesinde durabilir. Bununla berâber askerin intizâmı da Allah’ın kendilerine ayırdığı haraç

