Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Emirnâme-i Ali / 89 Kendini Allah’ın şeriatına muhalefete, zulüm ve çevri ihtiyâra verme! Sonra Allah’ın intikamına uğrar san, sen nefsini müdâfaaya takat getiremeyeceksin. Ayrıca Cenâb-ı Allah’ın afv u merhametinden de müs tağni değilsin. Sakın hiçbir afvından dolayı pişman olma. Cefa ve rince de mesrur olma. Bertaraf etmek imkânını buldu ğun müddetçe hiçbir bâdireye atılma. Bir de sakın “Ben kudret sahibiyim, emrederim, itâat ederleri” deme. Çün kü bu, kalbe fesâd, dîne zaaf verir. İnsanı mağrûr eder, gurûr da helâke götürür. Hâiz olduğun makam sende azamet ve tekebbür hâsıl ederse, mâfevkındaki melekût-ı ilâhiyye'yi; kudre- tullahı, kendiliğinden kadir olamayacağın şeylerde O’nun kudretini hatırla ki, bu düşünce senin yüksekler de uçan nazarını zemine indirir, şiddetini giderir.Seni bırakıp giden aklını başına getirir. Sakın Allah ile azamet yarışına kalkışma. Sakın Kibriyâ ve Ceberûtunda kendisine benzemeye özen me. Çünkü Fâtır-ı Zülcelâl her cebbân zelil, her mütek- kebbiri hakir eder. Nefsin hakkında, sana yakınlığı olanlar hakkında, raıyyen .arasında kendilerine meyil beslediklerin hak kında, Allah'a ve Allah’ın kullarına karşı adâletten kat’ıyyen ayrılma. Şâyed böyle yapmazsan zulmetmiş olursun. Halbuki, ıbâdullaha zulmedenin ibadullah tara fından davacısı Allah’dır. Allah da bir kimsenin hasmı oldu mu, o kimsenin tutunabileceği bütün hüccetler ba tıldır, kudretullah karşısında tesiri yokdur. Kul, zulmüne

