Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 / Hazret-i Ali hak ve adalet ve kanuna tebeıyyetle müstebîdâne ha reketten içtinabın lüzumu gösterilir. “Ey Mâlik! Malûmun olsun, seni öyle bir memleke te gönderiyorum ki, orada senden evvel adalet ve zul metmiş nice devletler gelip geçmiştir. Sen, senden evvelki valilerin muamelât ve harekâ tını nasıl bir nazarla görüyor idiysen, halk da senin ef’a! ü harekâtına o suretle bakacak, eslâfın hakkındaki ver diği hükmü senin hakkında da vercektir. Sâlih olan ibâ- dullahın salâh-ı hâline, halkın onun hakkındaki beyânat ve ifâdâtından istidlâl olunur. Sence en merğûb zahire âmâl-i sâliha olsun. Hevâ ve hevesine hâkim ol. Sana helâl olmayan hususlarda nefsine karşı bahîl ol. Zîra bu suretle nefsine bahîl ol mak, nefsin muhabbet ve ikrah eylediği şeyler hakkın da nefisten ahz-i intikam etmektir. Raıyye, teb’aya karşı merhamet, muhabbet, hüsn-i muâmele ile kalbini imlâ et! Sakın onlara karşı ganimet yiyici bir arslan kesilme! Teb’a iki sınıftır. Ya senin din kardeşin, yahud hil katte bir eşindir. Onlardan hasbe'l-beşeriyye hatâ sâdır olur, illetlere musâb olurlar. Ellerinden kasden veya ha- taen bazı şeyler zuhûr eder. Sen Allah’dan afv u müsâ- maha dilediğin gibi sen de onları afveyle, hüsn-i mu- âmelede bulun. Sen onların üzerine hâkimsin. Senin üzerinde de veliyyü’l-emr’in var. Onun üzerinde de Ce- nâb-ı Allah vardır ki, halkın işlerini idâreye seni o me mur eyledi.

