Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Emirnâme-i Ali / 103 yardımcılarının tahammül edemeyeceği dereceyi buldu mu İcâbına yine sen bakacaksın. Bir de her günün işini o gün gör, çünkü her bir günün kendine mahsus işleri vardır. Vâkıa niyyet hâlis olmak ve raıyyenin selâmetine yaramak şartıyle bu meşgalelerin hepsi Allah için iseler de sen yine vakitlerinin en hayırlısını Allah ile arandaki halât için nefsine hasret Hâlisan li-vechillah edâ ede ceğin tâatın en başta geleni de Zât-ı ilahiye has olan fa rizaları yerine getirmekten ibâret olsun. Gecende gün düzünde, bedeninde Allah’a âid bulunan hiss-i ubûdly- yeti ayır ve seni Hakk’ın harîm-i Sübhânîsine yaklaştı ran bu tâatı, vücûduna her neye mal olursa olsun eksik siz gediksiz eda et. Şayed namazında halka imam ol muşsan sakın ne bıktıracak ne de bir hayra yaramaya cak şekilde kıldırma. Çünkü halkın içinde Öyleleri vardır ki illet sahibidir, öyleleri de vardır ki acele işi vardır. Aleyhissalatü vesselâm Efendimiz beni Yemen’e gön derirken: “Onlara namazı nasıl kıldırayım?’’ demişdim. "En zayıfının durumuna göre. ” buyurmuşlardı. Mü’minlere merhametli ol. Bundan sonra sakın ra- lyyenden uzun müddet saklı durma. Çünkü valilerin ra- lyyeden saklanması bir nevi sıkıntı olduktan başka, umûr-ı memlekete vukuflarını azaltır. Vâlilerin perde ar kasında oturmaları perdenin dışında dönen işlere mut tali olmasını engeller. Binaenaleyh nazarlarında hâdi- sâtın büyüğü küçülür, küçüğü de büyür. Güzeli çirkin, çirkini güzel olur. Hak bâtıl ile barışır. Vali de nihâyet beşerdir. Halkın kendi nazarında gizli kalan umûrunu

