Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULUSİ DİVÂNI XVII 1. Rü’yet-i Evliyamız şehr-i Safer’de oldu Elli senelik sırrı Şeyh’im hem haber verdi1113 2. Kalbimde mağlûl idi bahr-i muhiti buldu Mevlam’dan ilham geldi Şeyhim teveccüh kıldı 114 113. Mustafa Hulusi Efendi, Es’ad-ı Erbili (k.s.) Hazretleri’ni İstan bul’a ziyarete gelmektedir. Es’ad-ı Erbili (k.s.), manen onun ken disine doğru gelmekte olduğunu hisseder. Halife ve müridlerine; “Bize Yahyalı’h Şeyh Mustafa Efendi geliyor karşılayınız.” der. Onlar da istikbal edip, tarif edilmez bir sevgi ile dergaha alırlar. Kalp sarayının mimarı Es’ad Efendi Hazretleri evladına kavuş manın iştiyakı içinde beklemektedir. Şeyh Mustafa Efepdi kemal i edeple huzura girer. Yıllarca hasreti ile yandığı mürşide erme nin sevinci içerisinde; “Arıyordum, İşte şimdi buldum.” dercesine mübarek ellerine kapanır. Fazilet cihanının sevgilileri karşı kar şıya ve göz gözedirler. Kutbu’l aktâb gayet mütebessim bir çeh re ve tatlı bir sesle “Hoş geldiniz, safalar getirdiniz” der. Bu ne ulvi muhabbet, bu ne kudsi sevda... Bir anlık sükut... Şeyh Mus tafa Efendi; "Acaba beni kabul etti mi, etmedi mi?” diye düşünür ken, Üstad-ı Âzam birden, “Mustafa Efendi biz sizi kabul edeli elli sene oldu." der. Bu yüce sırrın hakikati karşısında cemaat hayran kalır. Şeyh Efendi, doğmadan on sene önce manevî def terlerinde isimlerini görmüşlerdir. Bu sebeple Şeyh Mustafa Efendi bu şiiri söyler. (Hacı Haşan Efendi, a.g.e., s. 98-99) 114. Matbu nüshada ve tezde "melûl” şeklindedir. 3. “Elestü" hitabında cevap verdi rûhumuz [20] Ahd ü mîsâk vermişiz Şeyhim hem tecdîd kıldı 106

