Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ŞEYH MUSTAFA HULÛSf EFENDİ (K.S.) 1. Dedi koduyu kalpten çıkarmayan derviş mi olur Manevi baldan gönül dili ile tatmayan derviş mi olur 2. Ayrılık ateşinin kederini kaldırmayan gönülden Hasret ateşi ciğerini yakmayan derviş mi olur 3. Utanma şişesini hakikat taşına Şiddetle vurup kırmayan derviş mi olur 4. Liyakatsiz rehberi terkedip, gerçek el sahibi Mürşidi bulmayan Aşk kadehini Gavs’ın elinden içmeyen derviş mi olur 5. Dokuz feleğin var oluşunda bir mana aramayan Ledünnı ilmin açıklamasını bilmeyen derviş mi olur 58 58. Yıldızların döndükleri gök.' Çoğulu eflâk'tır. Rağıb, müfredatında aynı kelimeyi yıldızların cereyan ettikleri (aktıkları) yer olarak ta rif etmiştir; fakat asıl anlatılmak istenen, yıldızların yörüngesi de mek olan göktür. Felek kelimesinin kendisi de yıldızları deveran eden gök için kullanılır. "Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Bunların her biri belli bir yörüngede yüzmeğe (akıp gitmeğe) devam eder ler.” (Yasin, 36/40) buyruimaktadır. insanlar sadece düşünmeye davet ediliyorlar; yani sîzler yeryüzünden gökyüzüne değin, nere ye bakarsanız bakın, Allah'ın ayetlerini görürsünüz; ve hiç bir var lığın Allah’a ortak koştuğuna dair bir emare bulamazsınız (Mev- düdî, Tefhim, IV, 524-525). • Feleklerin dönüşünde ne sevap, ne de günah vardır. Çünkü on ların irâdeleri yoktur. Hesap vaktinde kendi dileği ile, isteği ile yapılan İşe dikkat edilir. • Bütün âlem, her şey Allah’ı teşbih eder. Fakat irâde ve ihtiya rı olmadığından ücreti, sevâbı ettiği teşbihten başka bir şey de ğildir. (Mevlânâ, a.g.e., III, 3288-89) 79

