Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ŞEYH MUSTAFA HULÜSİ EFENDİ (K.S.) 14. Enbiyânın ruhları birikti geldi Hepsine imâm olup namazı kıldı Beyt-i Makdîs nur ile doldu Sahratu’llah sana tâbi Muhammed 141 15. Taşın havaya birden kalkması Rasul-i Ekrem ’in göğe çıkması Âşıklar gözünden yaşlar dökmesi Peygamberin Hakk’ı görmesi sana Muhammed 141. Mescid-i Aksa, Kudüs’te Süleyman Mâbedi’nin bulunduğu yerde inşâ edilmiş caminin.adıdır. “En uzak mescid” anlamına gelen bu tabire ilk olarak tsrâ Sûresi'nde rastlanır. Buraya “tliya” ve ya günahlardan temizlenme mânâsına “Beyt-i Makdis" yahut “Beyt-i Mukaddes” adı da verilmiştir. “En uzak mescid” adının verilmesinin sebebi, Mescid-i Haram'a yaya yürüyüşle bir aylık mesafede bulunmasından dolayıdır. Yeryüzünde Mescid-i Ha- ram’dan sonra yapılan en eski mesciddir. Benî Isrâil Peygamberleri’nin Ka’be’si, Beyt-i Makdis’in büyük taşı idi. Ama sonunda O’nun kemâlleri, Ka’be-i Muazzama’nın kemâllerine katılmıştır. Çünkü etrafın merkeze katılması mutlak tır. Etraf merkeze katılmadığı zaman, matlûba ulaşma yolunu bulamaz. Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu yere Hz. tshak zamanında melek lerin inip-çıktığı görülmüş; mübarek bir yer olduğu anlaşılınca ibâdet edilir hâle gelmiştir. Daha sonra Hz. Davud, buranın mes cid olması için Hakk’a dua etti. Kendisine gelen cevap “bu işin sevabının oğlu Hz. Süleyman’ın defterinde yazılı olduğu” şeklin de idi. Gerçekten de Hz. Süleyman zamanında insan ve cinlerin çalışmalarıyla yapımı O’na nasib oldu. Hz. Süleyman’ın bina ettiği Mescîd-i Aksâ harem olarak kabul edilir. (Yunus Vehbi Efendi, Veysel Akkaya, Haccın Sırları, 92, İstanbul, 2003) 127

