Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
42 Himmeti âlî, ideali yüksek olanlar erer başarıya. Du- âlarda, Allah Teâlâ’ya kul Habîbi’ne ümmet, Evliyâya evlât, birbirine samîmî dostlar olmak temennîsi bunun kanıtıdır. Cenâb-ı Hakk Resûller Resûlü’nü “kul” olarak tanımlamış- tır. Kulluğun kimliği Ahzâb sûresinin otuz beşinci âyetidir: “Bütün müslüman erkekler, müslüman kadınlar, mü’min erkekler, mü’min kadınlar, itâat eden erkekler, itâat eden kadınlar, doğruluk yapan erkekler, doğruluk yapan kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, mütevâzi erkekler, mütevâzi kadınlar, zekât veren erkekler, zekât veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allâh’ı çok anan erkekler ve kadınlar yok mu, işte bunlara Allah bir bağışlama ve büyük bir mükâfât ha- zırlamıştır.” Resûlü’ne ümmet olmak, “Halkın içinde üç yüz kişi Âdem’in kalbi üzere, meşrebi üzerindedir, kırk kişi Mûsâ’nın meşrebi üzerindedir, yedi kişi İbrâhîm’in meşrebi üzerinde- dir, beş kişi Cebrâil’in meşrebi üzerindedir, üç kişi Mikâil’in meşrebi üzerindedir; bir kişi de İsrâfil’in meşrebi üzerin- dedir.”1 Hadîs-i Şerîf’inde belirtilen hâlis, muhlis, muhlas ümmet olmaktır. Sâlihlere evlâd olmak, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efen- di’nin (ks) Dîvân’ında: 1 Aclunî, Keşfu’l-hafa, 1/26; Suyutî, el-Havî li’l-fetavî, 2/298.

