Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
41 İbâdette niyet şarttır. Ulemâmız âdî işlerde bile niyet vardır derler. Emri bil ma’ruf nehyi anil münker, Allah Teâlâ için sevgi ve buğuzda, cihadda niyet olduğu gibi, normal işler- de bile niyet mevcuttur. Meselâ eve girer çıkarken, arabaya binip sürerken, telefon açıp konuşurken, işyerinin kapısını açarken de niyet edilebilir. Yapılan her bir işde rızâyı İlâhî kasdedilir. Dünyâya geliş amacımız düşünülse, Dîn-i Mübîn-i İslâm’ın hâkimiyeti göz önünde tutulsa, başarılmayacak hiç- bir iş yoktur. Ev hayâtından tutun devlet idâresine kadar her şey düzelir. Süleyman Paşa askerlerine “sizin geliş amacınız nedir?” dediğinde, askerler hep bir ağızdan, “i’lâ-i kelime- tullâh” der ve şafak sökmeden kale fethedilir. İstanbul’un fethinden tutun, Afrin’e giden askerin “düğün-şenliğe gidiyo- ruz” haykırışına kadar niyet mühimdir. Cihâdı Mevlânâ’nın (ks) düğün gecesi kabûl ettiği gibi vatan savunmasını da İlâhî şenlik olarak kabûl eden asker yenilmez. Âkif (rh.a)’in: “Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i... Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.” övgüsüne mazhar olur. Başarı

