Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
43 “Dervişin yastığı katı taş gerek Yediği eleksiz arpa aş gerek Yolda yalın ayak açık baş gerek Menzil-i maksûda erem der ise.” Yûnus Emre (ks) bu konuda bakın ne der: “Dervîş olan kişiler, deli olagan olur, Aşk neydügin bilmeyen, ana gülegen olur. Gülme sakın sen ana, eyü degildür sana, Kişi neyi gülerse, başa gelegen olur… Dervîş Yûnus sen dahi incitme dervîşleri, Dervîşlerün du‘âsı kabûl olagan olur… Bize gerçek dervîş gerek, cihân doldı da‘vâ ile, Yalan da‘vâ iderisen aşk n’eylesün senün ile… Ben dervîşim diyene, bir ün edesim gelir, Seğirdüben sesine, varıp yetesim gelir.” Derviş, nefsini yenen, nefsin kötü ahlâkından uzakla- şandır. Derviş, İslâmiyet’in emir ve yasaklarına tam bağlı olandır. Gerçek bir murâbıttır. Kalbini Allâh’a bağlayan, düş- manla karşılaşılacak yerlerde gözetip nöbet bekleyen; içini nefis ve mel’un-ı lâinden, şeytandan, dışını da din düşman- larından koruyan kimsedir. Kur’ân’daki beş esâsı yerine getirendir: 1. Îman. 2. Sabr. 3. Sabır yarışında düşmanı geçme. 4. Cihâd için hazırlıklı ve uyanık olma. 5. Allâh’a karşı gelmekten sakınma.2 2 Âl-i İmrân, 3/200.

