Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
27 Gâyesiz olamaz insan. Bâtılın bile bir amacı vardır. Mel’un, “onların hepsini azdıracağım” diyor. Yolunu tâkib edenler de belli bir hedefe doğru yürüyor. Yaratan Hâlik-ı Zü’l Celâl’in emirlerine karşı bir metot izliyor. Bunun için de plan ve proje yapıyor. Hem de yüz senelik, iki yüz se- nelik. Bir muvahhid, “Tevhid” ehli olarak ruhlar âleminde programlanan ahde sadâkatimiz ölçülüyor her an. Hedefi, gâyesi belli olan yolun esaslarını, Kitâb-ı Kerîm’le belirleriz. Yol İslâm, esas Kur’ân-ı Kerîm, imam Fahr-i Âlem (sav). Amaç kulluk olunca hedef ne olmalı? Îmânın kemâli, ibâdetin salâhı, ahlâkın ahlâk-ı cemîle olmasıdır. Îman taklidden tahkîke geçerse, kul Allah Teâlâ’ya tâzim, mahlûkâta şefkat gösterir. İbrâhîm (as) gibi vaktini tanzîm eder. Seherden güneş doğuncaya kadar tazarrû ve niyaz, yalvarış ve yakarış, ikindi namazından yatsı namazına kadar nefis muhasebesi; gece ve gündüz de sorumluluklarını yerine getirir. İdâreci, Hz. Ömer (ra) gibi, “gündüz halkıma, gece de Rabbime karşı vazî- felerim var” der. Zamânı programlamak vakit isrâfını önler. Dînimizin gereklerini yerine getirerek, hayâta anlam kazandırmalıdır. Âile fertlerinin, akrabâ ve komşunun, bü- Strateji

