Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
26 Hikmet verilene ise pek çok hayır verilmiş demektir. Ve bunu ancak temiz akıllılar anlar.” Âyet-i Celîle’de geçen hikmet tâbirini ulemâ-i kirâmımız şu şekilde açıklar: İlm-i hakîkî, takvâ, amel, ânında cevap, isâbetli karar, söz ve fiilde fazîletin ve mükâfâtın cümlesi, dînî konularda ince anlayış, işlerde basîret, derin tefekkür, Hakk Teâlâ tarafından seziş, iki dünyânın hayrı, kalb temizliği, sırrın güzelliği, Hakk Teâlâ’yı müşâhede, hak ve adâlette ölçüdür. Kâmil mü’min, yaptığı her işi aklı başında yapandır. İhsan mektebinin öğrencileri bu terbiye ile yetişir. Hayâtının her ânı böyle geçer. Es’ad-ı Erbilî (ks), Tâhâ el Hakkârî’ye (ks) intisâbında bu tâbiri kullanır. “Bana akıllı Es’ad derler- di.” Akıllı olmam için ne yapmam gerekir, diye istihâreye yatar. Karanlık odasını aydınlatan ve gönlüne de heyecan veren ışığı tâkîb ederek, zamânın Kutbuna bende olur. Sâmî Efendimiz (ks) derin akıl ve tefekkürüyle, babadan, ecdaddan kalan mala dönüp bakmaz. İçtiği suyun temizliğini, kalbî muhabereyle öğrenir ğavsil âzam, alay müftüsü Laz İbrahim Efendi. Sıcak yatağın kabir, uykunun ölümün arkadaşı, uya- nışın mahşerde diriliş olduğunu bilir aklı başında olanlar.

