Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
23 kılan ve Allah’tan dilek(ler)de bulunup duran (bunu ye- terli gören) kişidir.”1 Akıl olgunlaştıkça insan kemâl bulur. Aleyhissalât ü Vesselâm Efendimiz, “Kişinin şerefi; dîni, kişiliği ve aklı- dır.” “İnsanlar Rabbleri katında ancak akılları oranında yükselir ve rütbe kazanırlar” buyurur. Peygamberlerin sıfatlarından biri “Fetânet”, akıllılıktır. Zekâ, aklın kullanılması için vardır. Arabanın moto- ru zekâ ise, direksiyonu akıldır. Zekâ, akılla yönlendirilir. Haram helâl kavramı, îmanla beslenen akılla farkedilir. Zekâ ile algılarız ama akılla uygularız. Dükkânı açar kapatırız zekâ ile fakat hîlesiz iş yapmayı sâlim akılla gerçekleştiririz. Her konuda çözüm akılla hâllolur. Akıl, rûhî derinliktir. Eş-Şerif el-Cürcânî (ra): Akıl, hak ve bâtılı birbirinden ayıran, kalbe konan bir nurdur. Abdül Aziz Eddebbağ (ks): Akıl, rûhun nûru, ruh da Zât-ı İlâhî’nin nûrudur. Ehl-i hakîkat: Kalb, rûhun dili, basîretin tercümâ- nıdır. İsmail Hakkı Bursevî (ra): Akıl bir ağaçtır. Meyvesi ilim ve hilimdir. Aklın vasıfları nelerdir? Aliyyül Havvas (ks): Aklın özellikleri, ilim, mârifet, idrak (anlayış), fehim ve temyiz (iyiyi kötüden ayırma)dır. Ömer es-Sühreverdi (ks): Akıl iki kısımdır. Birincisi dünyâ işlerini ayarlayan, ikincisi âhi- ret işlerini tesbît edendir. Birincisi umum insanlarda olan akıldır. İkincisi Tevhîd ehlinde bulunan akıldır. Ahmed bin Acibe (ra); “Allah Teâlâ korkusu, doğru söz ve mâlâyânî/boş sözleri terk etme, bu üç özellik aklın alâmetidir.” buyurur. Abdül Kâdir Geylânî (ks) aklı akl-ı meaş (dünyâ aklı), akl-ı mead (âhiret aklı), rûhânî akıl ve akl-ı küll (tecelliyyâtın 1 Tirmîzî, Kıyâmet, 25.

