Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
“Bu Günleri Bize Lütfeden Mevlâ’ya Hamdolsun.” Dağında, taşında ve her zerresinde türlü sırlar müşâhede eden bu grup Cebel-i Nûr’a da çıktı. Akşam namazında vahy-i İlâhî’nin ilk olarak indiği Nûr dağının eteğindeydik. Âdeta mânevi bir asansör kuruldu, Hira dağına çok kısa bir zamanda çıktık. Bir âşık kardeşimiz, “Önümüzde sağımızdan geçip yol gösteren bir de kılavuz vardı.” demişti. Dillerde ve gönüllerde terennüm edilen nâme şu idi: “Bu günleri bize lütfeden Mevlâ’ya hamdolsun.” Semâ dile gelmiş şöyle diyordu: “Müşrik lerin şirkinden, zâlimlerin zulmünden uzak laşan, yahn ayak yürüyen Şanh Peygamber (sav), âh bir daha gelse de O’nu görsem.”

