Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
jjljj Lj |>b Ui ^^ ^- jl ®^ aS^Ja^I Ara sıra mûğların ma’bedinde vakit geçiren Es’ad, dünya kuşunu avla mak için tuzak kurmaz. Mûğ: Şarap veren, aşk-ı İlâhîyi sunan mürşid. tuzak kurmak: kuru sofuluk, veya dünya için politika yapmak. Senin yüzünün mumu pervâneye ne yaptıysa bana da aynı şeyi yaptı. Yani can ve gönlü tenden ve vatanından yabancı kıldı. Cân: Madde, gönül; mânâdır. J^j jJjW ?ij ^ ^ ¿Lji «^ Zülf ve ben, gönül kuşu için tuzak ve tane hazırlayınca yan bakış bir lâhzada benî mahv ve perişan etti. Ben yüzdedir ve kesret doğuşu bundandır. Yüz: Vahdettir. Vahdet içinde bu benin bulunması noktadan kesretin doğuşunu ifâde eder. ^ oiLilj Jb- ûLij^L Jy* ¿y>- jjj û>-Lı Aili ^jb a^Jİ ^ L>-j JîpI ¿»>L« Zülf, o kıvrım kıvrım perişan hâli ve düşkünlüğü ile (uzunluğu ile) be nim aklıma ve hayâlime tarağın o zülfe yaptığını yaptı. Maddeden mânâya intikaldir. Şane, tarak: işkencedir, tırmalamadır. Tarak zülfü tırmaladığı gibi zülf de beni tırmaladı. Diğer mânâ, tarak zülfü düzeltti, zülf de benim amelimi, hâlimi düzeltti. 34

