Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kemâlâtında yakınlık ve dostluktan sağ ateş, sol ateş. Celâlinin ürpertisinden akşam ateş, gündüz ateş. Bu durumda bütün her yer ve her belde nasıl ateş olmaz? Sevgilim, güzelliğinin parıltısından ilkbahar ateş, Gül ateş, bülbül ateş, sünbül ateş, toprak, diken ateş. Yüzün nûr ve âteşin aynasıdır, kalbim de onun odağı, Güzelliğinin nurları içi ve dışı tutuşturdu. Gönül ayrılık ateşinin eskidir, nasıl ateşe odak olmasın? Âşıkları büsbütün yakan güzellik güneşinin ışıklarıdır, Gönül ateş, bağır ateş, hem iki gözden akan yaş ateş. Seni ömrümde bir an bile unutmak mümkün değil, Ey ay yüzlüm, bilesin ki ayrılığın sebebiyle ölümü ister oldum. Senin, vuslat meclisine pervâne olmak ne de zormuş. Nurlu yüzünün hayâliyle can ve gönül yansa şaşılacak ne var? Sevgilim , gel de gör kalbimdeki ağlama ve inleme âteşini. Önce kalbime aşk ateşiyle bir ok attı. Sonra onu unuttu, ben ise ayrılıktan yandım, pek hastayım. Vücûdumdan hüzünlü canım ayrılsa da, Bu kadar ateşle ask şehidini yıkamak mümkün mü? Zira cesed ateş, kefen ateş, su ve sindirimi kolay şeyler hep ateş. Rûhumdan ufak bir lütuf ve ikrama ulaşamam, O halde gönlüm yerimden ve zamanımdan nasıl ferah bulabilsin? Üzüntü aleviyle yanıyorum, feryadımdan rakiplerim bile ağlar, Ben gönlümün hoşluğundan, canımın dinlenmesinden vaz geçtim. Çünkü safâ ateş, cefâ ateş, kaçmak ateş, durmak ateş, 243

